1979 yılındaki rehine krizinden bu yana ABD ve İran arasında süregelen derin düşmanlık, bugün kritik bir dönemece girdi. Haftalar süren şiddetli çatışmaların ardından taraflar, kalıcı bir barış zemini oluşturmak amacıyla İslamabad’da bir araya geliyor.
İki ülke arasındaki kopuş, 4 Kasım 1979’da İranlı öğrencilerin Tahran’daki ABD Büyükelçiliği binasını basarak 52 diplomatı rehin almasıyla tetiklendi. Bu olay, Washington yönetiminin diplomatik ilişkileri kesmesine ve uzun yıllar sürecek yaptırım döneminin başlamasına neden oldu.
2000’li yıllarda nükleer faaliyetler nedeniyle tırmanan gerilim, 2015’te imzalanan nükleer anlaşma ile kısmen yatışsa da, 2018’de ABD’nin anlaşmadan çekilmesiyle ilişkiler tamamen bozuldu. 2020 yılında Kasım Süleymani suikastı ve ardından 2025-2026 döneminde gerçekleşen doğrudan askeri çatışmalar, bölgeyi büyük bir yıkıma sürükledi.
Şubat 2026’da İran dini lideri Ali Hamaney’in hayatını kaybetmesiyle zirveye ulaşan savaş, bugün yerini kırılgan bir ateşkese bırakmış durumda. İslamabad’daki görüşmelerde ABD tarafını Başkan Yardımcısı JD Vance, İran tarafını ise Muhammed Bakır Galibaf temsil ediyor.
Ateşkes süresinin dolmasına kısa bir süre kala, dünya kamuoyu bu tarihi müzakere masasından çıkacak kararları bekliyor. Olası bir anlaşmazlık, Ortadoğu’da yeni ve daha geniş çaplı bir çatışma riskini beraberinde getiriyor.
#abd-iran-iliskileri #nukleer-kriz #ortadogu-savasi #dis-politika #islamabad-zirvesi
Yorumlar (0)
Görüşlerinizi Paylaşın
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!