Kahramanmaraşta yaşanan okul saldırısının ardından 14 yaşındaki saldırgan İsa Aras Mersinlinin, kendisini bir okul avcısı olarak tanımladığı ve saldırı öncesinde çevresine ciddi işaretler verdiği ortaya çıktı. Uzmanlar, bu tür trajik olayların nadiren ani dürtülerle gerçekleştiğini, saldırganların büyük çoğunluğunun eylemlerini önceden planladığını vurguluyor.
Saldırganın bir öğretmeni, öğrencisinin kimseyle iletişim kurmadığını ve İngilizce olarak okul avcısı anlamına gelen bir terimi kendine lakap edindiğini belirtti. Bu durum, FBI tarafından yapılan araştırmalarda ortaya konulan okul saldırganı profili ile büyük benzerlik gösteriyor.
Yapılan akademik araştırmalar ve FBI raporları, bu kişilerin ortak özelliklerini gözler önüne seriyor. Saldırganların yaklaşık yüzde 93ü eylemlerini önceden planlarken, yine aynı orandaki bir kesim çevrelerinde endişeye neden olacak davranışlar sergiliyor. Özellikle zorbalığa uğradığını hisseden, intikam arzusu duyan ve silah teminine eğilimli bireylerin daha yüksek risk taşıdığı gözlemleniyor.
Kahramanmaraştaki saldırgan Mersinlinin, babasıyla yaptığı atış talimleri ve silahlara olan ilgisi, bu risk profilini destekleyen somut veriler arasında yer alıyor. Benzer şekilde, Siverekteki saldırıyı gerçekleştiren Ömer Ketin de sosyal medya üzerinden önceden tehdit mesajları paylaştığı ve okul yönetimiyle ciddi sorunlar yaşadığı biliniyordu.
Okul saldırganlarının tipik davranış kalıpları arasında; ciddi kişisel başarısızlıklar, şiddet içeren planların dışa vurumu, sosyal izolasyon ve normal yaşama karşı ilgi kaybı öne çıkıyor. Uzmanlar, bu belirtilerin erken dönemde fark edilmesinin ve gerekli psikolojik desteğin sağlanmasının, olası saldırıların önlenmesinde hayati önem taşıdığını hatırlatıyor.
Yorumlar (0)
Görüşlerinizi Paylaşın
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!